Temel Dursun Fıkraları

Temel dursun fıkraları sayfamızda Karadenizin ünlü simaları Temel ile Dursunun çok komik fıkralarını okuyabilirsiniz. Buyrun Temel Dursun fıkraları;

Ajan Temel fıkrası
CIA Rusya’daki çok gizli bir görev için seçmece adaylarını bir imtihana tabi tuıtar. Başarılı olan adayları son bir sınav olarak sır tutma sınavına alır. Her birine bir sır verirler ve bunu söyleyip söylemeyecekleri konusunda işkenceye başlarlar. Ajanların çoğu çözülür fakat Temel ne yaparlarsa yapsın sırrı vermemektedir. En ağır işkenceleri geçtikten sonra tamam derler Temel bu işe uygun.Yalnız uykusunda konuşup konuşmadığını öğrenmek için birde odasına kamera koyalım onu izleyelim.Ve Temel’in odasına gizlice kamera koyarlar. Temel odya döner dönmez kafasını duvarlara vurmaya başlar ve bir taraftan da söylenir;
-Hatırla oni..hatırla oni. Boşuboşuna işkence görüyorsun hatırla oni.
—–

İdrar Tahlili fıkrası
temel bir gün hastaneye gitmiş. bir bakmış ki köşede bir adamcağız hüngür hüngür ağlıyor.
Temel sormuş:
- Ula uşağum niye ağlayısun?
Adam elindeki dört parmağı göstererek
- Kan tahlili yaptırmaya geldim parmağımı kestiler
demiş.
Bu sefer Temel ağlamaya başlamış adam sormuş
- Peki sen niye ağlıyorsun?
Temel de
- Ula uşağum ben de buraya idrar tahlili yaptırmaya geldum
demiş!!!
—–

Temel’in Şantajı
Temel’in Şantajı
Ekonomik kriz, durgunluk, Irak Savaşı derken bir türlü para yüzü göremeyen Temel çıldırma noktasına gelir. Çocuk kaçırıp fidye istemeğe karar verip büyük parklardan birine gider. Çocuğun tekini gözüne kestirir.
Önce bir not yazmaya başlar: “Çocuğunu kaçırdım, çok üzgünüm ama gerçekten paraya ihtiyacım var. Kusura bakma. Yarın sabah saat 7′de falanca parktaki filanca ağacın altına siyah bir çantayla 5 milyar getir. İmza: Laz.”

Çocuğun yanına gider, notu çocuğun ceketinin iç cebine koyup, doğruca evine gitmesini ve notu babasına göstermesini söyler. Ertesi sabah parka geldiğinde soylediği ağacın altında istediğini bulur.
Çantaya başka bir not eklenmiştir: “Paran burada ama bir uşağın hemşehrisine böyle bir şey yapmasına inanamıyorum. İmza ‘İdris.’

—–

Öbür dünya
Temel ile Dursun öbür dünya’yı çok merak ediyorlarmış. Sonunda anlaşmışlar, kim erken ölürse o değerine telefon açıp öbür dünyayı tarif edecekmiş. Fıkra bu ya en sonunda Dursun ölüyor. 2 gün sonra Temel’in telefonu çalıyor. Arayan Dursun. Biraz hoş beşten sonra Dursun şöyle der;
- Ula Temel sana pi iyi pi da çötü haberum vardur?
- Ula Dursun adami çatlatma önce iyi olani soyle.
- İyi haber burda bu hafta Trabzonspor-Fenerbahçe maçı var. Kötü haber ise Trabzonspor’un ilk onbirinde sen de varsın…
—–

Bira
Temel Londra`da otelin birinin odasında kara kara düşünüyor.”ulan” diyor Ben aşağıdan içki isterken laz olduğum anlaşılır mı acaba? Geçiyor aynanın karşısına ve prova yapıyor….
- Bana bir fisku.. yok böyle anlarlar
- Bana bir raki.. “yok” diyor “böyle de anlarlar…”
- Bana bir bira….Tamam diyor böyle iyi anlamazlar……Ve aşağıya iniyor,Masaya dirseklerini dayıyor ve sesleniyor. “Barmen bana bir bira. Barmen Temeli biraz süzdükten sonra soruyor:
- Birader sen laz mısın? Temel
- uuuy nasıl anladın diyor;
- Burası resepsiyon bar karşıda
—–

Tarlada
Dursun canı sıkkın bir şekilde tarladan gelen Temel’i görür ve hemen sorar:
- Hayrola Temel ne oldu daa. Neye böyle öfkelu öfkelu gideysun.
Temel
- Hiç sorma Dursun derdum büyüktür.
Dursun
- Hayrola uşağum neymiş derdin?.
Temel
- Tarlada iken canım acayip fadimeyi çekiyur, ama eve gelince tık yok.
Dursun
- Uşağım o zaman Fadime sana gelsin.
Temel
- Nasıl olacak bu?
Dursun
- Al tüfeği yanına canın çekince patlat Fadime anlar koşar gelir.
Temel
- Hay aklınla bin yaşa emi.
Tabi Temel bunu hemen uygulamaya koyar. Canı çekince hemen tüfeği patlatıveriyor Fadime yanında. Aradan bir kaç hafta geçiyor Dursun yine Temel’i tarladan gelirken görüyor.
Dursun
- Hayrola Temel nasıl gidiyor verdiğim taktik?
Temel
- Valla Dursun ilk başta çok iyidi, ama av sezonu açıldı açılalı Fadimenin yüzünü göremez oldum
—–

Zengin Temel
Bizim Temel ile Cemal bir gun lüks bir otelin lobisinde harika bir hatun gorurler.
Temel der ki, ‘Ula Cemal, gidip bi bakayim, bu kadindan is cikar mi ?’
Temel yaklasir kadina, sorar :
- ‘Benimle bi yemek,yemek ister misiniz ?’
- ‘Bahse girerim su kapidaki Mercedes sizin degil’
- ‘Degildir’
- ‘Soyle iyi durumda bir banka hesabiniz da yoktur sanirim’
- ‘Yoktur’
- ‘Karadeniz kiyilarinda soyle iki katli bir ciftlik eviniz de yoktur heralde’
- ‘Yoktur’
- ‘Hadi o zaman cek arabani!’
Temel boynu bukuk doner Cemal’in yanina :
- ‘Ula Cemal, benim Limuzini sana versem Mersedesini bana verirsin ?’
- ‘Veririm Temel’im’
- ‘Bi telefon etsem kendi bankamda bana hesap acarlar mi ?’
- ‘Acarlar Temel’im’
- ‘Tamam o da kolay da, heralde bizim peder ucuncu kati yikmama izin vermez’
—–

Furduk Oni
Babam öldü, demiş Temel. İlyas sormuş:
- Neden öldü?
- Apartmanin sekizinci katinin balkonundan düştü.
- Eyvah parçalandi mi?
- Yok, girişteki bakkalin tentesine düsünce oradan havalanip karşi apartmana yöneldi.
- Apartmana mi çarpti, nasil oldu? Yok, karşi apartmanin balkonunda çamaşirlar asili idi. Çamasir ipine vurup fabrikanin bahçesine düştü.
- Orada mi öldü?
- Yok, fabrika çelik yay fabrikasi, bahçedeki yaylarin üzerine düşüp havalandi yeniden…
- Peki sonra?
- Sonrasi ne? Baktik ki yere inmiyor, biz de furdik oni..
—–

ANNESİNDEN TEMEL’E MEKTUP
“Sevgili oğlum Temel… Senin hızlı okuyamadığını bildiğim için mektubu yavaş yavaş yazıyorum…
Artık senin büyük şehre gittiğin sırada yaşadığımız evde yaşamıyoruz. Baban bir gazetede, “İnsanların başına genellikle evlerinin iki kilometre civarındaki bölgelerde kaza geldiğini” okumuş; o yüzden taşındık…
Sana yeni adresi veremiyorum, çünkü yeni evimizde bizden önce oturan hemşehrilerimiz, taşınınca adresleri değişmesin diye kapı numarasını söküp götürmüşler…
Bu evde garip bir çamaşır makinası var. Geçen gün içine dört gömlek koydum, çalıştırmak için duvardaki zinciri çektiğimden beri bir daha gömlekleri göremedim.
Geçen hafta sadece iki kez yağmur yağdı. İlki üç gün, ikincisi ise dört gün sürdü…
Benden istediğin yeleği postaya verdim. Ancak, halan ‘o koca düğmelerle paket çok ağır olur’ deyince düğmeleri kopartıp yeleğin cebine koyduk. Orada bulabilirsin…
Not: Sana biraz da para gönderecektim, ama zarfı bir kere yapıştırmış bulundum… Sevgiler… Annen”
——

YELPAZE
temel birgün kışin ortasunda otirup yelpazeleniyormiş. dursin
-napiyon temel kişın ortasinda yelpazeyle hava buz gibu zaten napiyon
temel..
kilimalar kişin sicak hava üfliyor ya eee yelpazede kişın sicak hava üfleeer.
—–

Babanın malımı fıkrası
bır gün temel ve karısı fadime uçakla yolculuk yapıyormuş uçak birden sallanınca fadime yan koltukta ki temeli dürtmüş -ula temel uçak düşi demiş.
Temel
- düşerse düşsün babanın malimi dur demiş
—–

Ne biçim kadın gönderdin bana ?
Temel, seyahate çıkmış. Uzun zaman evinden ayrı kalmış. Bir akşam bir kente gelip küçük bir otele inmiş.
Odasına yerleştikten sonra, aşağıya telefon etmiş. Telefonu otelin sahibi açmış.
Temel, ne istediğini söylemiş:
“Bana bir fahişe bulup gönderin.”
Bunu söyledikten sonra telefonu kapatmış. Otelin sahibi şaşırmış. Yanında duran karısına dönmüş:
“Demin gelen müşteri kadın istiyor…”
Otelin sahibinin karısı öfkeden deliye dönmüş:
“Terbiyesiz adam, ne zannediyor bizim otelimizi. Hemen git o müşteriye ağzının payını ver…”
Otel sahibi, müşteriye ağzının payını verme fikrini pek tutmamış:
“Adama ne söyleyeceğim karıcım, bir terbiyesizlik eder, başım derde girer…”
Kadın çok sinirliymiş:
“Sen gitmezsen, ben gider söylerim…”
Ve, hışımla merdivenleri çıkıp Temel’in ağzının payını vermeye gitmiş. Kocası da aşağıda bekliyormuş. Yukardan gürültüler gelmeye başlamış.
Onbeş yirmi dakika sonra Temel aşağıya inmiş. Üstü başı yırtılmış, yüzü tırmıklanmış…
Otelcinin yanına gidip bir güzel çıkışmış:
“Ne biçim kadın göndermişsin be. İstemem diye tutturdu. Becerene kadar anam ağladı.
—–

Baban Var mudur?
Temelin askerlik yaptığı bölükte bir gün Temelin arkadaşının babası ölür.
Komutanları der bunu alıştıra alıştıra kim söler.
Birden Temel akılarına gelmiş.Temeli çağırmışlar. Anlatmışlar durumu.
Temel hemen arkadaşı cemali yanına çağırır.
- Ula Cemal Senin Amcan Varmudur?
- Vardur.
- Dayin Varmudur?
- Vardur.
- Teyzen Varmudur?
- Vardur.
- Annen Varmudur?
- Vardur.
- Baban Varmudur?
- Vardur.
- Nah Vardur!
—–

Temel’in İneği
Temelin inegi hastalanmis.. Hangi veterinere götürmüsse bir türlü iyilesmemis.
Temel biçare bir sekilde düsünürken ellerini açip ALLAH’a yalvarmis..
-”Yarabbi sen inegimi iyi et, iyi edersen 15 gün oruç tutarim… “.
Bu hayvan iki günden fazla yasamaz diyen veterinerlere ragmen inek iyilesmis..
Bizim temel 15 gün oruç tutmus. 16.gün inek ölmüs.
Temel ne yapacagini sasirmis.
İnek ölü, havadan 15 gün tutulan oruç…..
Ellerini açmis :
-”Yarabbi sen saniyorsun ki Temel aptaldir, hiç itiraz kabul etmem, inegi kurbana sayar, tuttugum oruçlari da Ramazan’dan düserim hiç kusura bakma..”’
—–

Oflu ile Çinli
Çinli’nin biri of’da bir kahvehaneye girer yüksek bir sesle
- İçinizde bana yan bakan delikanlı varmı diye sorar,
Tabi bizim sazan Temel,
- Ben varım diye atlar,
İkisi beraber dışarıya çıkar, aradan beş dakika geçer ve Temel gözü morarmış bir halde kahveden içeri girer, hemen ardından giren Çinli’de kasıla kasıla Temel’i göstererek
- Ona yokohamanın tekmesi tekniğiyle vurdum der,
Ertesi gün çinli yine kahveye gelir, herkese meydan okur, Temel tekrar kalkar, dışarıya çıktıktan beş dakika sonra Temel burnu kırılmış diğer gözü morarmış bir vaziyette içeri girer, arkasından içeri giren Çinli yine Temel’i göstererek
- Bu kez ona ejderin yumruğu tekniğiyle vurdum der
Üçüncü gün Çinli’nin restini yine Temel görür, ikisi beraber dışarı çıkarlar, herkes Temel’i beklerken, Çinli ağzı burnu kırılmış, üstü başı kan revan içinde içeri girer, hemen arkasından kasıla kasıla kahveye giren Temel, eliyle Çinliyi işaret ederek
- Ona Toyota’nın kirikosuyla vurdum
der !.
—–

Tutayrum Oni
Bizim Temel gene birgün böyle yolda yürürken acayip bir şekilde çişi gelmiş. Tabi hemen oracıkta tenha bir yer bulmuş ve aleti çıkarıp başlamış işemeye. Tam o sırada oradan bir kaç bayan geçiyomuş. Temel’i gören bayanlar irkilmişler. Temel bayanlara bakarak:
- “Korkmayın tutayrum oni, bişey yapmaz daa”
demiş.
—–

Sezonun En İyi Temeli
Temel torununa savaş hikayelerini anlatıyormuş:
- Savaşta düşmanlar etrafımızı sardı.. Bizi esir aldılar.. Komutanları bize dedi ki:
- Şimdi iki seçeneğiniz var. Ya burada ölürsünüz, ya da burada hepinizi yatırıp
bigüzel beceririz….
Torun hemen merakla sormuş,
- Peki sonra ne oldu dede?
Temel bir an duraksamış!!
- Hepimizi öldürdüler..

Evet sıra sizde: Sizde buradakilerden farklı ve yeni temel dursun fıkranızı yazmak için aşağıdaki yorum bölümünü kullanabilirsiniz. NazlimCafe.com