ibretlik sözler

İbretlik sözler sayfamızda herkesin ibret alması için söylenmiş güzel ve anlamlı ibretlik sözlerini bulabilirsiniz. Buyrun ibretlik sözler;

“Allah’a dost olan, hiçbir şekilde dünyaya dost olamaz; dünya dostu olan, asla Hakk’ın dostu olamaz.”
(Ebû İshak)

“Tasavvuf, dostun kapısı önünde diz çöküp eşiğine baş koymaktır, kovsa bile.”
(Ali Rûdbârî)

“Kişi, şu dört hasletten gâfil olmamalıdır: Birinci doğru söz, ikinci doğru iş, üçüncüsü samımı dostluk, dördüncüsü emanete sadâkatla riayetkâr olmak.”
(Ebu Ali Sakafî)

“Yazık! Bin kere yazık! Bilerce, ağyâr, reis, serdâr, bey ve yakışıklı genç gaflet kefeniyle hasret toprağına gömülmüşler ve bunlardan br tanesi bile dinin başbuğu olmaya lâyık değil.” (Ebu Hasan Harakânî)

“Haramı terk eden cehennemden kurtulur, şüpheli olan şeyleri terk eden cennete gider, helalın fazlasını terk eden Allah’a erer.” (Ebû Ali Dekkâk)

“Dünya bir deryâ, âhiret sahil, gemi takva, bütün insanlar da yolcu.” (Ebû Ya’kub İshak)

Eğer hemen değilse ne zaman..?
Saint Fransuva Dasis

yaşamak için yemeli,
yemek için yaşamamalı. Hz. İsa Alimin kötüsü
hükümdarları ziyaret eden, iyisi de ,
hükümdarlar tarafından ziyaret edilendir.

Ecel verileni almadan önce, verilmesi gereken herşeyi
vermek gerekir.
Mevlânâ

Bugünkü kanunlar,
büyük sineklerin delip geçtiği, küçüklerin de takılıp kaldığı bir örümcek ağı gibidir.
Balzac Gömleğin ilk düğmesi
yanlış iliklenince,
öbürleri de yanlış gider. Ciyordano Bruno Mütefekkirlerin
aydınlatmadığı toplumu, şarlatanlar aldatır.
Condorcet

yaşanarak edinilen bilgiler,
taş üzerine yontulmuş yazılara benzerler.
İhtiyaçları yüzünden
küçülmeyen insan büyüktür.
Doğru yolda giden topal,
yoldan sapan
çabuk yürüyüşlüyü geçer.
Bacon.

Tarih gösteriyor ki,
mahkeme salonları, savaş alanlarından sonra en korkunç zulüm sahneleridir.
Savaş alanlarında nasıl ki birçok masum kanlar dökülüyorsa, mahkeme salonlarında da nice masum insanlar idama mahkûm ediliyor, öldürülüyor, zindanlarda çürütülüyorlar.
Ebu`l Kelâm Âzâd

Nefis üç köşeli dikendir,
ne türlü koysan batar.
Mevlânâ

Bu gün, iki yarına bedeldir.
Franklin

D inlemekten akıl, söylemekten
pişmanlık doğar
İnsanı elbisesine göre karşılarlar, bilgisine göre ağırlarlar.
Asılan, hırsız değil, yakalanandır.

Bütün içilecek şeyler arasında
en iyisi sudur.
Elmas yontulmadan,
insan yanılmadan mükemmelleşemez.
Konfüçyüs

yaşamak sanat,
Büyük zekalar birlikte düşünürler.
Hiç yanılmamış olan,
büyük bir tehlike karşısındadır.
birlikte yaşamak büyük sanattır
Muhammed Said

Kusursuz dost arayan, dostsuz kalır.
Mevlana

Tabiat, Allah tarafından insanların önüne konmuş
büyük bir kitaptır.
Kelime haline gelmeye çalışmayan düşünce,
kötü bir düşüncedir.
Ve eylem haline dönüşmeye kalkışmayan
kelime, kötü bir kelimedir.
Chesterton

Bir silah, bir kalkan gibidir ilk söz.
Her insan,
çağından sorumludur.
Nuri Pakdil

Bir şeyi bulunmadığı yerde aramak,
onu aramamak demektir.
Mevlana

suyu hayal etmekle
susuzluğunu gideremez, ateşi düşünmekle
ısınamazsın.
Ebubekir Nessec

Elimizde olan şeyleri
çok seyrek düşünürüz, eksik olanları ise
daima!
Schopenhauer

Kesilmiş koyuna
derisinin yüzülmesi elem vermez.
Hz. Esma

savaşırken ölenleri kahraman yapan,
ölümleri değil,
ölümlerinin sebepleridir.
Napolyon

Hiç bir el,
gönülden gizli bir iş yapamaz.
Mevlana

Şiddet göstermeksizin
kuvvetli, zayıflık belirtmeksizin
yumuşak ol
Hz. Ömer

İyi bir Kızılderili
ölü bir kızılderilidir.
ABD Atasözü

Söz kalpten çıkarsa kalbe kadar ulaşır,
dilden çıkarsa
kulaktan ileriye gitmez

İlmi ile amel etmeyen alim;
başkalarını giydirdiği halde kendisi çıplak olan
iğne gibidir.
İmam Gazali

Akıl tamamlandığında,
söz noksanlaşır.
Hz. Ali

Ancak içinden aydınlanan,
dışına ışık verir.
İsmet Özel

Sözü altın olanların susuşu intihardır.
S. Ertürk

İnanıyorum,
Eğer rüzgarlar artık yaşlanmışsa
Ve denizler kurumaya yüz tutmuşsa Yine de sevgiyle dolu olacaksın Sorma, bana, neden?
Çünkü Allah`a inanıyorum.
Cat Stevens-(Yusuf İslam)

Eğer güneş parlaklığını kaybederse
Ve etrafındaki ağaçlar ölmeye başlarsa Yine de ümitle dolu olacaksın.

Cinayete ses çıkarmayan,
caninin suç ortağıdır.
Cemil Meriç

Gecenin ne kadar uzun olduğunu ancak hastalar bilir
Sadi

Yalnız çocuk doğurmak bir kadını
anne yapmaz.
Sheed

Herkesin her şey olduğu yerde
hiç kimse bir şey değildir.
Tecrübe herkesin hatalarına verdiği
isimdir.
Oscar Wilde

Düşmanlarım bana ne yapabilir? Hapsedilmem halvet,
sürülmem seyahat,
` öldürülmem ise şahadettir.
İbni Teymiye

Öğrenmek pahalıdır;
ama cehalet çok daha pahalıdır.
Henry Clausen
Hayat, inanmak
ve mücadele etmektir.
Hz. Hüseyin

Alemde,
alimlerin yağcılığı olmasaydı, zalimlerin
zulme cesaretleri olamazdı.
Dağıstanlı Abdulfettah Efendi

Bir çocuğu eğitmek için
işe önce
büyük annesinden başlamak lazımdır.
Ancak durgun su yıldızları yansıtır.
Hiç bir insan
dünyaya iyi eğitmiş bir aile kadar
önemli bir miras bırakamaz.
Paylaşılan bir sevinç iki kat olur,
paylaşılan bir acı yarıya iner.
İnsan düşeceği yere çıkmamalıdır.
Sevilmeyen yol
kalabalıkta bile ıssızdır.
Tagore

İnsanların yaptığı
sahte paralar kadar, paraların yaptığı
sahte insanlar da vardır.
Sydney J. Harris

Allah dolu ellere değil temiz ellere bakar.
Gençler grup halinde, yetişkinler ikişer ikişer, ihtiyarlar ise tek başlarına yürürler.

Hicretin en faziletlisi Allah`ın sevmediği şeyleri terletmendir.
Hz. Muhammed (s.a.v.)

“Ateşin kuru odunu yakması, insanın sevaplarını mahvetmekte gıybetten daha suratlı değildir.”
(Hadis–i Şerif)

“Hanımının yanında yabancı kadınlardan bahsetme. Çünkü senin yabancı kadınlardan bahsettiğin gibi o da yabancı erkeklerden bahsetmek cesaretini gösterir.” (İmam–i Âzam)

“Her öğrendiğim bilgiyi diğer insanlara da öğretmeyi elbette arzu ederim. Ama beni övmemeliler. Aldığım sevap bana yeter.” (İmam Şâfîî)

“Cimrilik insanın kendi elinde bulunanı vermeyişidir. İhtirasla karışık eli sıkılan ise, hiçbir şeye kanaat etmeden tüm insanların ellerindekini kapmayı istemektir.” (Tâvus Bin Keysan)

“Zenginlerle sohbet ederken aziz, fakirlerle sohbet ederken zelil ol. Zira zenginlere karşı izzetli davranman tevazû, fakirlere karşı zilletli davranman şereftir.”
(Ebû Osman Hîrî)

“Ateşin kuru odunu yakması, insanın sevaplarını mahvetmekte gıybetten daha suratlı değildir.”
(Hadis–i Şerif)

“Hanımının yanında yabancı kadınlardan bahsetme. Çünkü senin yabancı kadınlardan bahsettiğin gibi o da yabancı erkeklerden bahsetmek cesaretini gösterir.” (İmam–i Âzam)

“Her öğrendiğim bilgiyi diğer insanlara da öğretmeyi elbette arzu ederim. Ama beni övmemeliler. Aldığım sevap bana yeter.” (İmam Şâfîî)

“Cimrilik insanın kendi elinde bulunanı vermeyişidir. İhtirasla karışık eli sıkılan ise, hiçbir şeye kanaat etmeden tüm insanların ellerindekini kapmayı istemektir.” (Tâvus Bin Keysan)

“Zenginlerle sohbet ederken aziz, fakirlerle sohbet ederken zelil ol. Zira zenginlere karşı izzetli davranman tevazû, fakirlere karşı zilletli davranman şereftir.”
(Ebû Osman Hîrî)

“Allah’a dost olan, hiçbir şekilde dünyaya dost olamaz; dünya dostu olan, asla Hakk’ın dostu olamaz.”
(Ebû İshak)

“Tasavvuf, dostun kapısı önünde diz çöküp eşiğine baş koymaktır, kovsa bile.”
(Ali Rûdbârî)

“Kişi, şu dört hasletten gâfil olmamalıdır: Birinci doğru söz, ikinci doğru iş, üçüncüsü samımı dostluk, dördüncüsü emanete sadâkatla riayetkâr olmak.”
(Ebu Ali Sakafî)

“Yazık! Bin kere yazık! Bilerce, ağyâr, reis, serdâr, bey ve yakışıklı genç gaflet kefeniyle hasret toprağına gömülmüşler ve bunlardan br tanesi bile dinin başbuğu olmaya lâyık değil.” (Ebu Hasan Harakânî)

“Haramı terk eden cehennemden kurtulur, şüpheli olan şeyleri terk eden cennete gider, helalın fazlasını terk eden Allah’a erer.” (Ebû Ali Dekkâk)

“Dünya bir deryâ, âhiret sahil, gemi takva, bütün insanlar da yolcu.” (Ebû Ya’kub İshak)

Buluşup el sıkışan iki müslüman yoktur ki, ayrılmadan önce Allah onları bağışlamasın.” (Ebû Dâvud)

“Biriniz bir oturma yerine girince selâm versin. Oturmak isterse otursun. Kalkarken yine selâm versin. Çünkü birinci selâm ikincisinden daha üstün değildir.” (Ebû Dâvud)

“Bir topluluk bir yere vardıklarında, içlerinden birinin onlara selâm vermesi yeterli olur. Oturanlardan birisinin onlardan selâm alması yeterlidir.” (Ebû Dâvud)

“İçinizden hiçbir kimse yoktur ki, bana selâm gönderdiği zaman, Allah onu benim ruhuma ulaştırıp da ben onun selâmını almayayım.” (Ebû Dâvud)

“Küçüğümüze merhamet etmeyen, büyüğümüze saygı göstermeyen bizden değildir!” (Tirmizî)

“Kim insanların kendisi için ayağa kalkıp saygı göstermelerini isterse, ateşteki yerine hazırlansın.” (Ebû Dâvud)

“Birbirinizle el sıkışın ki, kalplerdeki düşmanlık silinsin. Hediyeleşin ki, birbirinizi sevesiniz ve aradaki dargınlıklar böylece kalksın.”
(İbni Mâlik)

“Selâm, konuşmaktan önce gelir.” (Tirmizî)

“Evladım! Evine girince selâm ver ki, selâmın hem sana, hem de aile halkına bir bereket olsun.” (Tirmizî)

“Binekli yürüyene, yürüyen durana, az olanlar çok olanlara, küçük büyüğe selâm verir.” (Buhârî)

“İhtiyara, sırf yaşından dolayı hürmet eden hiç kimse yoktur ki, Allah da ona yaşlandığında saygı gösterecek birini ihsan etmesin.” (Tirmizî)

Fitne ateşini yakan, içinde yanar.”
(Hadis–i Şerif)

“Eğer yasaklandığınız büyük günahlardan kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi şerefli bir yere sokarız.”
(Ayet 4/31)

“Allah bize fazlıyla tecelli etsin, bizi fazlıyla korusun. Adliyle tecelli ederse yanarız.”
(Abdülhakim Arvasi)

“Üç kişinin gıybeti olmaz, bunlar:
*Nefsinin arzularına uyanlar.
* Fıskını ilan edenler.
* Zalim hükümdarların.”
(Hasan–ı Basri)

“İki şeyin elden gitmeden değerini takdir etmek zordur. Biri sağlık, öteki de gençlik.”
(Hazreti Ali)

“Allah’tan korkan kimsenin kalbi erir, Allah’a olan sevgisi artar ve aklı selim sahibi olur.”
(Zunnûn–ı Mısri)

“Fitne uykudadır, uyandırana Allah lanet etsin.”

(Hadis–i Şerif)

“İmanın zirvesi, hükme sabır ve kadere rızadır.”
(Ebu’d–Derda)

“Dünyada en huzursuz kimse, gönlünde hased ve kin tutandır.” (İmam–ı Şafii)

“Başkalarının kederini duymayan kimse nasıl insan sayılabilir?”

Gözü olmayana sen bir varlığı istediğin kadar tasvir et

Hapisteki adama diyorsun ki hadi gidelim gezmeye.

Yalnızlık,olgunlaşmamış kişi ile oturmaktan daha hayırlıdır.

Hz.Ömer (R.A.)

Şu iki haslet kimde bulunursa kemale erer;

İnsanların elindekine göz dikmekten kurtulmak,
İnsanların ezalârına karşı tahammül etmek.

Eyyüb-Es-Sahtiyani (Rah.A.)

Alelâde otlar iki ay içinde yetişir,fakat,kırmızı gül ancak bir yılda yetişir,gül verir.
MEVLANA Celâleddin Rûmi (Ks.)

Rezil kimselerin saltanatı, kâmil insanların âfetidir.
Hz. Ali (R.A.)

Bir hatalı işde başarı kazanır, sevinirsen; bu sevincin, yaptığın hatadan daha büyüktür.
Abdullah b. Abbas (R.A.)

Adam olmayanın eline bir mal, bir mevki geçti mi, herkesten önce kendi rezilliğini dinleyen kendisi olur.

MEVLÂNA Celâleddin-i Rûmî (K.S.)

Halkı rencide eden âlemde, Kendi rencide olur son demde.

Şeyhülislam Yahyâ

Vallâhi kulum, eyliyemem kimseye bühtân, Hep çektiğim kendi cezâ-i âmâlimdir.

Şâir Vasfi

Herkesin gözü önünde fenâlık yapan alçaktır. Gizli yaan da kendisinden utanmayan ve Allah’tan korkmayandır.

Lâ Edrî

Sadakayı lâyık olana ver ki, o da hayır görsün.

Hz. Ali (R.A.)

Sadaka, bedenî ibâdetlerden ve nâfile ( yani farz olmayan ) ibâdetlerden üstündür.

HATALARIMI HATIRLAYINCA

Hz. İbrahim (a.s) cehennemi her hatırlayışında ağlardı. Hatta, bu esnada kalbinin atışı bile duyulurdu. Bir gün Cebrail (a.s.) gelip ona:”Ya İbrahim! Sen hiç dostun azap verdiğini gördün mü? Sen Allah’ın dostusun. O halde Allah’ın azabı olan cehennemden korkup ağlaman niyedir?” diye sordu. Bunun üzerine Hz. İbrahim (a.s.) cevaben şöyle buyurdular: “Ya Cebrail, hatalarımı hatırlayınca, dostluğumu unutuveriyorum.”

ŞİMDİ CANIMI AL

Hz. İbrahim (a.s.) ruhunu almaya gelen ölüm meleğine:”Hiç dostun dostunu öldürdüğünü gördün mü?” diye sorması üzerine Allah’ü Teala da İbrahim (a.s.)!a: “Hiç dostun dostuna kavuşmayı kötü gördüğünü mü duydun mu?” diye vahyetti.
Bunun üzerine Hz. İbrahim (a.s.) ölüm meleğine şöyle dedi: “Şimdi canımı al.”

AÇLARIN HALİNİ NASIL ANLAYABİLİRİM?

Hz. Aişe (r.a.) rivayet etmektedir: Mısır’da kıtlık olduğu yıllarda Hz. Yusuf (a.s.) üç günde bir yemek yerdi. ona (a.s.): “Bütün zahire ambarları senin elinin altında olmasına rağmen neden üç günde bir yemek yiyorsun?” diye sordular. Hz. Yusuf (a.s.) kendisine sorulan bu soruya şu soruyla karşılık verdi: “Benim karnım tok olsa, etraftan zahire almaya gelen açların halini nasıl anlayabilirim?”

ACI SÖZ YEDİRMEYİN DE

Lokman Hekim’e: “Hastamıza ne yedirmemizi tavsiye edersiniz?” diye sorduklarında, ondan şu cevabı almışlar: “Aman, acı söz yedirmeyin de, ne yese olur.”

ACABA SANDIKTA NE VAR?

Lokman Hekim, ailesine bir sandık bırakarak şöyle demiş:”Ben öldükten sonra bu sandığı açmadan satışa sunun, oradan alacağınız paralar sizindir.”Lokman Hekim vefat edince ailesi onun bu isteği üzerine sandığı satmış. Sandığı alan şahıs ise heyecanla “acaba sandıkta ne var” düşüncesiyle sandığı açınca, üzerinde şöyle yazan bir kemikle karşılaşmış:”Ayağını sıcak tut, başını serin; Kendine bir iş bul, düşünme derin…”

BİLGELİĞİ KİMDEN ÖĞRENDİN?

Lokman Hekim’e: “Bilgeliği kimden öğrendin?” diye sorduklarında ondan şu cevabı almışlar: “Körlerden öğrendim. Çünkü onlar elindeki değnekle tam araştırmadan adım atmazlar. Bacakları yerin sağlam olduğundan emin olduktan sonra adım atarlar…Bundan dolayı ben de bir şey yapacağım zaman düşünür,faydalı ise konuşur, yararlı ise yaparım…Faydasız ise bırakmayı ve susmayı tercih ederim.”

TUTUN, İŞTE HIRSIZ BUDUR

Adamın biri Hz. Süleyman’a (a.s.) gelerek, kazlarının çalındığını ve bunu komşularının yaptığını iddia etmiş. Hz. Süleyman (a.s.) hemen halkı mescide toplamış ve:”İçinizde biri hem komşusunun kazlarını çalıyor, hem de çaldığı kazların tüyleri kafasında olduğu halde utanmadan mescide geliyor,” demiş. Hırsız bu sözleri duyar duymaz eliyle başını sıvazlamaya başlamış. Onun bu halini gören Hz. Süleyman (a.s.) şöyle buyurmuş: “Tutun, işte hırsız budur.”

NASIL DUA EDERİM?

Bilindiği gibi Hz. Eyyüb (a.s.) sabır ve metaneti ile dillere destan olmuştu. Bir rivayete göre o meşhur hastalığını on sekiz sene çekmişti. Hiçbir zaman isyan etmeyen Hz. Eyyüb’e (a.s.) hanımı bir gün şöyle sordu:”Bu hastalığın bitmesi, çektiğin dertlerin gitmesi için Cenab-ı Hakka dua etsen olmaz mı?” Hz. Eyyüb (a.s.), hanımına şu cevabı verir:”Benim bolluk ve refah içinde yaşadığım müddet 80 yıldır. Çekmiş olduğum darlık ve sıkıntılı zaman ise daha bu süreye ulaşmamıştır. Bu durumda ben Allah’tan utanırım. Ona (c.c.) bu halin üzerimden gitmesi için nasıl dua ederim ki…”

Evet sıra sizde: Sizde buradakilerden farklı ve yeni ibretlik sözünüzü yazmak için aşağıdaki yorum bölümünü kullanabilirsiniz. NazlimCafe.com